İnsansız Deniz Sistemlerinde Türkiye

Son yılların harp konseptinde büyük rol oynayan insansız platformlar, gün geçtikçe daha da önemli hale geliyor. Milyonlarca dolarlık devasa sistemlerden, asimetrik harp sahasında daha çok görmeye alıştığımız yalnızca birkaç bin dolarlık döner kanatlı dronlara kadar insansız platformlar hemen hemen bütün harp sahasında kullanılmaya devam ediliyor.

Ukrayna’ya ait Kırım’da bulunan Patlayıcı Yüklü İDA

Öncelikle havacılık alanında kendini gösteren bu sistemler, zaman geçtikçe denizcilik alanında da boy göstermeyi başardı. Yüzlerce kilo faydalı yük ile kamikaze saldırısı sonucu düşman hedeflerine karşı büyük tahribatlara yol açan sarf edilebilir platformlar denizcilik alanında insansız sistemlerin öncüsü olurken, artık bu platformlardan füze atışı gerçekleştirilebiliyor, su altı ve su üstü savunma harbi gerçekleştirebiliyor, hatta MARLİN’de gördüğümüz gibi elektronik harp kabiliyetine dahi sahip olabiliyor. Ukrayna-Rusya çatışması ile birlikte harp sahası içerisindeki kabiliyetlerini daha derin gördüğümüz insansız deniz araçlarına askeri harcamalarına önem veren diğer ülkeler gibi Türkiye de büyük önem veriyor ancak aradaki en büyük fark etkinlik oluyor.

İnsansız deniz araçlarına yatırım yapan diğer ülkelere göre etkinlik konusunda birkaç adım önde olan Türkiye, özellikle bu alandaki üretici konumunu güçlendirme hususunda yoğun çaba gösteriyor. Gerek kamu kuruluşları gerekse özel kuruluşlar dahil olmak üzere, sürü insansız deniz araçları projelerini de listeye dahil ettiğimizde, ülkemizde toplamda 8 adet proje yürütülüyor. Sırasıyla ASELSAN-Sefine Tersanesi ortaklığıyla geliştirilen ve elektronik harp kabiliyetine sahip dünyanın ilk insansız deniz aracı olan MARLİN, Meteksan Savunma-Ares Tersanesi ortaklığıyla geliştirilen Türkiye’nin ilk silahlı insansız deniz aracı ULAQ, HAVELSAN- Yonca Tersanesi ortaklığıyla geliştirilen SANCAR ve DEARSAN tarafından geliştirilen SALVO projeleri bizzat deniz harbi için tasarlanan projeler. Ayrıca MİR ve ALBATROS gibi sürü İDA konseptinde tasarlanan projeler de bulunmakta. MİR-İDA’nın denizaltı harbi için tasarlandığı göz önüne koyulduğunda, insansız deniz araçlarının deniz harbinde daha risksiz ve maliyeti etkin çözümler olduğu yadsınamaz bir gerçek. Tüm bunların yanında kamikaze platformlarının etkinliği Ukrayna-Rusya çatışması ile birlikte daha da anlaşılır oldular. Yalnızca günler içerisinde yapımı tamamlanan faydalı yüklü kamikaze İDA’lar, yapımı 3-4 yıl süren gemileri kullanılamaz hale getirerek büyük bir başarı yakaladılar. Bu alanda da çalışmalarını sürdüren Meteksan Savunma ve HAVELSAN, sırasıyla ULAQ KAMA ve ÇAKA ürünlerini ilk kez IDEF’23 kapsamında tanıttılar.

ULAQ KAMA Sarf Edilebilir (Kamikaze) İnsansız Deniz Aracı

Bütün bu durumlara bakıldığında dünyanın birkaç adım önünde olan Türkiye, insansız deniz aracı pazarında büyük bir üretici konumunda. Geçtiğimiz dönemde Mavi Savunma için özel olarak röportaj veren Meteksan Savunma Uluslararası Satış, Pazarlama ve Kurumsal İtibar Direktörü Burak Akbaş, ULAQ KAMA’nın ihracatına dair önemli açıklamalarda bulunmuş, ilgili ülkelerin olduğunu belirtmişti. Türkiye’nin bu denli yatırım yaptığı bu pazarda firmalarımız, gelecekte büyük ihracat başarıları yakalayacak gibi gözüküyor.

Kaynak: Mavi Savunma

Mavi Savunma Genel Koordinatörü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Üste Çık.

Mavi Savunma sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et