ASELSAN’ın Bilançosu Büyüyor: İlk Yarıyılda 4,9 Milyar Dolarlık Yeni Sözleşme
Türkiye’nin en değerli şirketi, artan AR-GE yatırımı ve disiplinli bilanço yönetimiyle 2025’teki rekor performansını 2026’nın ilk altı ayında bir adım daha ileri taşıdı.
ASELSAN, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada enflasyon muhasebesi uygulanmış 2026 yılı birinci yarıyıl finansal sonuçlarını paylaştı. Şirketin hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL’ye ulaşırken, imzalanan yeni sözleşmeler yüzde 72 büyümeyle 4,9 milyar dolara, bakiye siparişler ise yüzde 45 artışla 23,2 milyar dolara çıktı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2025’te yakalanan tarihsel ivmenin 2026’nın ilk yarısında daha da ileri taşındığını belirtti.
Genel Tablo: Rakamlar Ne Söylüyor
ASELSAN’ın enflasyon muhasebesi uygulanmış 2026 yılı ilk altı aylık sonuçları, şirketin güçlü operasyonel performansını sayılarla ortaya koyuyor. Hasılat, bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 büyüyerek 88,5 milyar TL’ye ulaştı; dolar bazında bu büyüme yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. Şirketin kendi ifadesiyle bu büyüme, yüksek teknolojiye sahip ürün ve sistemlerin satışlarındaki güçlü talep tarafından destekleniyor. Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği, Deniz Sistemleri, Elektro-Optik ve Güdümlü Mühimmat Sistemleri, hasılat artışında belirleyici rol oynayan alanlar arasında sayıldı.
Şirketin imzaladığı yeni sözleşmelerin 4,9 milyar dolara ulaşması, yılın ilk altı aylık dönemleri için ASELSAN tarihinde şimdiye kadar görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Bu artışta özellikle Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp ve Kamu Güvenliği Haberleşme sistemlerine yönelik yeni siparişler belirleyici oldu. Bakiye siparişler tarafında ise tablo benzer bir ivmeyi yansıtıyor: 2025 yıl sonunda ilk kez 20 milyar dolar eşiğini aşan bakiye siparişler, 2026’nın ilk yarısında 23,2 milyar dolara yükseldi. Alınan İş/Satışlar oranının 2,5’e çıkması — bu oran 2025’in aynı döneminde 2 seviyesindeydi — talebin arzın önünde seyrettiğini, yani şirketin mevcut üretim hızından daha fazla sipariş aldığını gösteriyor.
| Gösterge | 2026 1. Yarıyıl | 2025 1. Yarıyıl | Değişim |
|---|---|---|---|
| Hasılat | 88,5 milyar TL | — | %25 |
| Yeni sözleşmeler | 4,9 milyar $ | — | %72 |
| Bakiye siparişler | 23,2 milyar $ | — | %45 |
| Alınan İş/Satışlar | 2,5 | 2 | Yükseliş |
| FAVÖK marjı | %26,3 | %25,1 | +120 baz puan |
| Net Borç/FAVÖK | 0,55 | 0,57 | İyileşme |
| AR-GE harcamaları | 804 milyon $ | — | %41 |
| Kapasite yatırımları | 323 milyon $ | — | %195 |
| Özkaynak kârlılığı | %15,5 | %11,9 | Yükseliş |
AR-GE ve Kapasite Yatırımları: Oğulbey’e Doğru
ASELSAN’ın büyüme hikâyesinin arka planında, gelire oranla dikkat çekici boyutlara ulaşan bir yatırım temposu var. Türkiye’de mühendis istihdamı ve AR-GE proje sayısında lider konumdaki şirketin AR-GE harcamaları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artışla 804 milyon dolara yükseldi. Bu harcamaların yöneldiği alanlar, ASELSAN’ın orta-uzun vadeli teknoloji önceliklerini de gözler önüne seriyor: Leo Uydu Teknolojileri, Kuantum Hesaplama Teknolojileri, Sualtı Sistem Teknolojileri, İtki Sistem Teknolojileri, Mikroelektronik Sistem Teknolojileri, Lazer Teknolojileri ve Uzun Menzilli Güdümlü Mühimmat Teknolojileri — bunların ortak paydası, giriş bariyeri yüksek, yani az sayıda ülkenin hâkim olduğu teknoloji sınıfları olması.
Kapasite artışına yönelik yatırımlar ise çok daha keskin bir sıçrama gösterdi: yüzde 195 artışla 323 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde 40 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan 17.360 metrekarelik kapalı alana sahip akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemleri üretim ve test merkezleri devreye girdi. Sadece altı ayda 19 yeni robotik otomasyon hattının kurulmuş olması, ASELSAN’ın üretim tarafında otomasyona verdiği ağırlığın somut göstergesi.
Oğulbey Teknoloji Üssü: Cumhuriyet Tarihinin Tek Seferdeki En Büyük Savunma Yatırımı
2026’nın en kritik gelişmelerinden biri, temeli Ağustos 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla atılan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazının devreye girmesi. Ankara Gölbaşı’ndaki 6.500 dönümlük arazi üzerine kurulan tesis, yaklaşık 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle Cumhuriyet tarihinin tek seferde yapılan en büyük savunma sanayii yatırımı olarak tanımlanıyor.
- 585 bin metrekare kapalı alan, 132 bin metrekare temiz oda, laboratuvar ve üretim alanı içerecek.
- ASELSAN’ın seri üretim kapasitesini yüzde 40’ın üzerinde artırması hedefleniyor.
- Avrupa’nın en büyük entegre hava savunma üretim tesisi olması planlanıyor.
- Geleceğin komuta kontrol sistemleri, ileri haberleşme ağları, kuantum teknolojileri ve yapay zekâ tabanlı savunma algoritmalarının geliştirileceği bir Ar-Ge merkezi olarak tasarlandı.
- Tesisin ilk fazının 2026’nın üçüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanıyor.
Büyürken Borçlanmamak: Finansal Disiplin
Yoğun yatırım dönemlerinde şirketlerin borçluluk oranlarının yükselmesi genellikle beklenen bir sonuçtur. ASELSAN’ın bilançosunda görülen tablo ise bu beklentinin tersine işliyor. Net Borç/FAVÖK oranı, geçen yılın aynı döneminde 0,57 iken bu dönemde 0,55’e geriledi — yani şirket, tarihinin en yoğun yatırım dönemlerinden birini yaşarken borçluluğunu artırmak yerine kontrollü biçimde azaltmayı başardı.
Operasyonel nakit akışı 2026’nın ilk altı ayında 15,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin finansal borçlarının aktifler içindeki payı yüzde 13,3 seviyesinde kaldı; özkaynak oranı ise yüzde 56 ile sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu korudu. Ticari borçlarda yıl sonuna göre yüzde 17’lik bir düşüş kaydedilirken, FAVÖK marjı 120 baz puanlık iyileşmeyle yüzde 26,3’e, özkaynak kârlılığı ise yüzde 11,9’dan yüzde 15,5’e yükseldi. Aktif büyüklüğün yüzde 8, özkaynakların ise yüzde 4 büyümesi, bu güçlü bilanço yapısının altını çizen ek göstergeler arasında yer alıyor.
İmzalanan Sözleşmeler: Çeyrek Çeyrek Döküm
ASELSAN’ın açıkladığı sözleşme listesi, hem yurt içi hem yurt dışı taleplerin dengeli biçimde dağıldığını gösteriyor. İlk çeyrekte imzalanan sözleşmeler arasında uluslararası müşterilere yönelik haberleşme sistemleri ve insansız deniz araçlarına yönelik faydalı yük ihracatı, hava savunma ve aviyonik sistem ihracatı ile SSB ile imzalanan güdüm sistemleri tedarik sözleşmesi yer aldı.
2026 Yılının 1. Çeyreği
- Uluslararası müşterilerle haberleşme sistemleri ve insansız deniz araçlarına yönelik faydalı yük ihracatı sözleşmesi
- Uluslararası müşterilerle hava savunma ve aviyonik sistemlerin ihracatına yönelik sözleşme
- Yurt içi bir platform üreticisiyle, yurt dışı kullanıcılara teslim edilmek üzere elektro-optik sistem ihracatı sözleşmesi
- SSB ile güdüm sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme
2026 Yılının 2. Çeyreği
- Uluslararası müşterilerle hava savunma, radar, elektronik harp, elektro-optik, aviyonik ve haberleşme sistemlerinin ihracatı sözleşmesi
- Uluslararası müşterilerle radar, hava savunma, elektro-optik, haberleşme sistemleri ile İHA ve İDA faydalı yükü ihracatı sözleşmesi
- SSB ile hava savunma sistemlerinin ilave üretimine yönelik sözleşme
- SSB ile kamu güvenliği haberleşmesi, uydu ve uzay sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme
- SSB ile yapay zekâ destekli kent güvenliği yönetim sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme
İkinci çeyrekteki sözleşme listesinin ilk çeyreğe kıyasla daha geniş bir ürün yelpazesini kapsaması ve uluslararası müşteri sayısının artması, yılın ikinci yarısında ihracat ağırlıklı büyümenin sürebileceğine işaret ediyor.
Akyol’un Değerlendirmesi: Forbes ve NATO Ankara Zirvesi
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sonuçları değerlendirirken finansal tabloların ötesinde iki gelişmeye özellikle dikkat çekti. Bunlardan ilki, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi’ydi. Akyol’a göre zirve, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yetkinliklerini uluslararası gündeme taşıyan stratejik bir platform işlevi gördü; zirvede alınan savunma yatırımlarının uzun vadeli artırılmasına yönelik kararlar ile entegre hava savunma, radar ve elektronik harp alanlarının NATO önceliklerinde öne çıkması, doğrudan ASELSAN’ın güçlü olduğu alanlarla örtüşüyor.
“Geçtiğimiz günlerde açıklanan Forbes Global 2000 listesine ilk defa girdik ve bunu başaran tek savunma sanayi şirketi olduk. Bu da ASELSAN’ın global arenada yükselişini gösteren bir başka önemli gelişme oldu.”
Ahmet Akyol, ASELSAN Genel Müdürü
Akyol’un işaret ettiği Forbes Global 2000 girişi, Haziran 2026’da açıklanan listede somutlaştı: ASELSAN, 41,55 milyar dolarlık piyasa değeriyle listeye 1377. sıradan girdi ve Türkiye’den listeye giren 12 şirket arasında yer alan tek savunma sanayii firması oldu. Bu, şirketin yalnızca yurt içi bir savunma tedarikçisi değil, küresel ölçekte piyasa değeri bakımından da izlenen bir aktör haline geldiğinin bağımsız bir doğrulaması niteliğinde.
Akyol ayrıca insan kaynağı tarafındaki büyümeye de değindi: yılın ilk yarısında 1.000’den fazla yeni istihdam sağlandığını, bunların yaklaşık yüzde 15’inin yurt dışından gelen çalışanlardan oluştuğunu belirtti. Sivil alanda ise Halkalı–İstanbul Havalimanı Metro hattının yeni etabının ASELSAN sinyalizasyon teknolojileriyle açılması ve Lifeline Kalp-Akciğer Makinesi’nin ilk kez bir açık kalp ameliyatında kullanılması, şirketin savunma dışı alanlardaki teknoloji ihracının örnekleri olarak sunuldu.
Bu Tablo Ne Anlama Geliyor
ASELSAN’ın 2026 ilk yarıyıl sonuçlarını tek bir cümleyle özetlemek gerekirse: şirket, aynı anda hem büyüyor hem yatırım yapıyor hem de borcunu azaltıyor. Bu üç eğilimin bir arada görülmesi, sektörde her zaman rastlanan bir kombinasyon değil — genellikle yoğun yatırım dönemleri kısa vadeli kârlılık veya borçluluk baskısı yaratır. ASELSAN’ın FAVÖK marjını artırırken Net Borç/FAVÖK oranını düşürmesi, şirketin gelir kalitesinin de yükseldiğine işaret ediyor; bu da daha yüksek katma değerli işlerin, daha verimli bir şekilde yürütüldüğü anlamına geliyor.
Bakiye siparişlerin 23,2 milyar dolara ulaşması ve Akyol’un önümüzdeki yıldan itibaren bu rakamın 30 milyar dolar seviyelerine çıkacağını öngörmesi, şirketin gelir görünürlüğünün orta vadede oldukça güçlü olduğunu gösteriyor. Oğulbey Teknoloji Üssü’nün üçüncü çeyrekte devreye girecek ilk fazı ile birlikte, bu sipariş hacminin üretim tarafında karşılanabilirliği de artacak. Şirketin önündeki asıl sınav, büyüyen sipariş defterini zamanında ve öngörülen kalitede teslimata dönüştürebilmek olacak.